* T.C.
Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız; Tarihteki 16 büyük Türk
İmparatorluğunu,
ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti Devletini simgeler.
AVARLAR İMPARATORLUĞU Avarların Bizans ile İlişkileri
558 yılında Sabar hakimiyetini yıkıp Kafkaslar'a doğru ilerleyerek,
îranlı Alanlar ve Ogur boylarını tabiiyete aldıktan sonra Bizans'a elçi
gönderen Avarlar, yıllık vergi ve kendilerinin yerleşebilecekleri arazi
istediler. O sıralarda bir yandan Balkanlar'da, Dalmaçya'da geniş çapta
fetihler ile, bir yandan da Trakya'yı ansızın istilaya girişen Ogurlara
karşı mücadelelerle meşgul olan împarator Justinianos vergiyi red etmemekle
beraber, ülkesine bir Avar akınını durdurmak maksadıyla aşağı Tuna
havzasında, başta Ant'lar olmak üzere kalabalık Islav kütlelerinden bir set
kurmağa çalıştı. Fakat 562'de bu engeli kolayca parçalayan Avarlar, Aşağı
Tuna'yı işgal ederek Bizans ile sınırdaş oldular ve Avrupa içlerine kadar
akınlara başladılar. İmparator Justinos (565-578)'un vergiyi ödemede
tereddüt göstermesi dolayısiyle de, 565'lerden itibaren Hakan Bayan'ın
idaresinde Bizans'ı baskı altına alarak, orta Karpatlar'a girdiler; Tuna'nın
batısındaki Germen kavimlerinden Longobard'larla anlaşarak Doğu
Macaristan'daki Gepid'leri hakimiyetlerine aldılar ve 568'de Longobardların
Kuzey îtalya'ya göçmeleri üzerine de bugünkü Macaristan'ı tamamiyle işgal
ettiler. Böylece Avarlar Orta Avrupa'da büyük bir devlet kurmuş oluyorlardı.
Bundan sonra batıda Frank kıralı Siegebert'i mağlüp ederlerken, 582'lerde
güneyde Singidunum (Belgrad) ve Sirmium (Eszek) gibi mühim Bizans sınır
şehir-kalelerini ele geçirmişlerdi. Yukarıdaki fetihleri yapan büyük
teşkilatçı Bayan Hakan'ın 592 yılında İstanbul'a yürümek maksadı ile
Çorlu'ya kadar gelerek Bizans başkentinde korku uyandırdığı tarihte "Don
nehrinden Galia'ya, Kuzey İslav bölgelerinden İtalya 'ya kadar her taraf
Avar askerî faaliyet sahası haline gelmişti.
Avarların 626 İstanbul Kuşatması;
Asıl çekirdeğini Türk unsur teşkil etmekle
birlikte çeşitli İslav ve Germen kabilelerinden toplanan kalabalık yardımcı
kıtaların desteklediği ordusu ile bilhassa başlıca pazar şehirlerini ve
ticaret yollarını daima elde ve emniyet içinde tutmağa gayret ettiği
anlaşılan Avar hakanlığının, Avrupa'da 200 yıl kadar süren hakimiyeti
devrinde mühim askerî teşebbüsleri İstanbul kuşatmalarıdır. Sasanîlerle
anlaşarak yapılan ve İmparator Herakleios (610-641)'u başkenti terkedip
Kartaca'ya gitmeyi düçündürecek kadar baskılı olan ilk muhasara (617 veya
619)'dan sonra, ikinci harekât, yine Sasanî İmparatorluğu ile ortaklaşa
gerçekleştirilmişti (626). İran-Bizans savaşlarının şiddet kazandığı ve
Şehinşah Husrev II (590-628)'nin bütün el-Cezire, Filistin ve Suriye'yi ele
geçirdiği bu yıllarda Doğu Karadeniz sahillerinde bulunan imparator
Herakleios, Hazar Türklerinden askeri yardım sağlamak üzere Tiflis'e
giderken, Şahvaraz kumandasındaki İran ordusu bütün Anadolu'yu geçerek
Boğaziçi'ne ulaştığı zaman, Bulgar kuvvetleri ile takviyeli Avar ordusu da
Balkanlar'ı ve Trakya'yı aşarak İstanbul surları önüne gelmiş bulunuyordu.
Gerçek kuşatma Avar ordusu tarafından yapılmakta idi (626, Temmuz-Ağustos).
Patrik Sergios ile Patricius Bonos tarafından müdafaa edilen başkentte büyük
heyecan uyandıran bu harekât tarihî hatıralar bırakmıştır. Bizans'ta
kurtuluşu anmak üzere "bayram" ilan edilen gün ("Büyük Perhiz'in beşinci
haftasındaki Cumartesi günü) kiliselerde ayinler şeklinde yüzyıllarca devam
etmiş ve "Akathistos" ilahisinin bu Avar kuşatması ile ilgili olduğu
anlaşılmıştır. Kuşatma donanmasızlık yüzünden başarıya ulaşmamış ve Avar
ordusunun sonuç alamadan, müşkül şartlar altında çekilmek zorunda kalması
hakanlığın nüfüz ve itibarını kaybederek zayıflamasına yol açmıştır.
Yardımcı kuvvetler dağılmış ve bilhassa hakanın 630'da ölümünden sonra, tabi
kütleler, Bizans'ın da teşvik ve desteği ile baş kaldırmış, uzun mücadeleler
neticesinde Balkanlar Bulgarlara geçmek üzere elden çıkmış, Tuna-Sava
bölgesi Hırvat-Sloven gibi Islav kabilelerine, Bohemya sahası da Çeklerin
atalarına terkedilmiştir. Bu suretle bir hasım devletler çemberi içine
alınan ve iktisadî imkânlarını kaybeden Avar hakanlığı 8. asır boyunca
gittikçe kuvvetten düştü ve 791'den itibaren 15 yıl aralıksız devam eden ve
amansız bir din muharebesi yapan Frank İmparatorluğunun (Ka-rolus Magnus=Şarlman
zamanı: 768-814) hücumları (Orta Macaristan'daki Avar başkent müstahkem
mevkii 796'da Pepin tarafından zaptedilmişti) sonunda tamamen ortadan kalktı
(805). Parçalanan Avar gruplan Doğu Macaristan ve Balkanlar'a dağıldı, kısa
zamanda Hıristiyanlaşarak yerli kalabalık içinde eridi.